Kocatepe Mah. 560. Sok. No:2/1 Kocatepe Apt. B Blok D.6, 03200 Afyonkarahisar
0532 059 56 79 | 0272 216 56 00 | aliborklu@gmail.com | Hft içi 09:00 - 18:00 | Cumartesi 10:00 - 14:00
Ada Hukuk ve Danışmanlık
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

tehdit TCK 106

Esas No: 2026/977 Karar No: 2026/2442
Paylaş: WhatsApp X LinkedIn

Bu karar bilgilendirme amaçlıdır. Güncel mevzuat ve içtihata göre değişmiş olabilir. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Karar Tam Metni

4. Ceza Dairesi         2026/977 E.  ,  2026/2442 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2021/1350 E., 2023/131 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretİNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddiİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin 09.12.2025 tarihli ve 2023/11096 Esas, 2025/20393 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2026 tarihli ve 4-2023/24373 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİSanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden, 13/05/2019 tarihinde, "Cumhurbaşkanının rabia işareti yaparken çekilmiş fotoğrafının üzerine '... ihraç sinyali verdi, kapıyı gösterdi... YSK'nın İstanbul seçimini iptal kararına parti içinden gelen tepkilere sinirlenen ..., madem böyle düşünüyorlarsa arzu ediyorlarsa istifa etsinler dedi.' yazılarak oluşturulmuş görselin yanına 'Diktatör kendi içinde de tehdit etmeye başladı' şeklinde" yorum yazarak yaptığı paylaşımın, 08/12/2019 tarihinde, "Cumhurbaşkanının, bir tören esnasında ... ve ... ile yan yana otururken çekilmiş fotoğrafının altına "Ula Arkadaş Bunların Hepsi Hırsız mış Çözüldükçe Pislik Çıkıyor Ülke Soyulmuşta Haberimiz Yok' yazılarak oluşturulmuş görselin yanına 'Bizim haberimiz varda bazı koyunlar anlamaz" şeklinde yazarak yaptığı paylaşımın, 29/03/2020 tarihinde "Cumhurbaşkanının fotoğrafının altına '...: BUNLAR DİNSİZ' yazılarak, ...'nun fotoğrafının altına da '6 AYDA 6 MİLYAR TL ÖDEDİ, ÜSTÜNE BİR DE İBB'Yİ 900 MİLYON ARTIYA GEÇİRDİ.' yazılarak oluşturulmuş ve üzerine 'BU DURUMDA ÇALINCA MÜSLÜMAN, ÇALMAYINCA DİNSİZ OLUNUYOR..' yazılmış görseli paylaşımının, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125. maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.Doğal haklardan kabul edilmiş ifade hürriyeti çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Düşünce hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikirleri ve kanaatlerinden dolayı kınamaya tabi tutulmama ve düşüncelerini meşru yöntemlerle dışarı vurabilme özgürlüğüdür. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından olan ifade hürriyeti bir çok hak ve özgürlüğün temelidir. Bu özelliğinden dolayı ifade hürriyeti bir çok uluslararası belgeye konu olmuş ve Anayasa'da da ayrıntılı düzenlemelere tabii tutulmuştur. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir." denilmektedir.Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslar arası mevzuatlarda yer almaktadır. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.Eon/Fransa davasında AİHM, bir siyasî eylemcinin, 2008 yılında Fransa Cumhurbaşkanı‘nın ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı korteji geçmek üzereyken, üzerinde “Defol git, salak herif” yazılı bir pankart açarak Fransa Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekten hüküm giymesini incelemiştir. AİHM, bu içtihadında yerginin, pek çok kez, özünde var olan abartma ve saptırma vasıfları yoluyla, doğal olarak kışkırtmayı ve galeyana getirmeyi amaçlayan bir sanatsal ifade ve toplumsal eleştiri biçimi olduğunu belirttikten sonra, ceza verilmesinin, güncel konular hakkında yergi niteliğinde ortaya konulan ifade biçimleri üzerinde bir soğutma etkisi yapmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir. Bu tür ifade biçimlerinin kendisi, kamu menfaatini ilgilendiren sorunların serbestçe tartışılmasında oldukça önemli bir rol oynayabilmektedir ki; serbest tartışma olmadan demokratik toplum mümkün olamaz (Eon/Fransa, 26118/10, 14.03.2013) Anayasa Mahkemesi 15.05.20 25... /62422 başvuru numaralı ... başvurusu) kararında, sanığın sosyal paylaşım sitesinde, siyasetçi ....'yi kastederek ve fotoğrafının altına "Hatırladınız mı rüşvetçi Hırsız şimdi felçli" yazısının bulunduğu görsel paylaşmak suretiyle alenen hakaret ettiğine ilişkin verilen mahkumiyet kararına yönelik incelemede; başvurucunun ifade özgürlüğü ile eski bürokrat olan ve siyasetçi ... şeref ve itibarının korunması hakkında adil bir denge kurulması gerektiğini, çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken kullanılması gereken genel ölçütlerin; ifadelerin kim tarafından dile getirildiği, hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük düzeyi ve önceki davranışları yanında katlanması gereken eleştirinin sınırlarının sade bir vatandaşa göre daha geniş olup olmadığı, ifadelerin genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerin düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı, kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı , katılanın kendisine yöneltilen ifadelere cevap verme olanağı olup olmadığı, ifadelerin hedef alınan kişinin hayatı üzerindeki etkisi, cezalandırmaya konu edilen ifadelerin kullanıldığı bağlamından koparılıp koparılmadığı, başvurucunun yaptırıma maruz kalma endişesinin başvurucu üzerinde caydırıcı etki yaratıp yaratmayacağı, dava konusu söylemlerin maddi vakıaların açıklanması veya değer yargısı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği olduğunu belirtmiştir. Açıklamalar ışığında, somut olayda; sanığın eyleminin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması kapsamında kalan, devleti yönetmekle görevli Cumhurbaşkanının politikalarını eleştirmek amacıyla paylaşılan şok edici nitelikte, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu nedenle somut olayda hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dairemizin 09.12.2025 tarihli ve 2023/11096 Esas, 2025/20393 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2. 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,Oy birliğiyle, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Bilgileri

Mahkeme
Yargıtay
Daire/Kurul
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/977
Karar No
2026/2442
Bu Kararla İlgili Danışın

Benzer bir hukuki sorunla mı karşılaştınız?

Hemen İletişime Geçin
WhatsApp'tan Yazın